Aşık Veysel İnanılmaz Hayatı

1
829

Aşık Veysel Şatıroğlu İnanılmaz Hayatı


        Bu konumuzda aşık veysel hayatı adlı makaleyi yazmaya karar verdim.25 Ekim 1894 Sivas Şarkışla doğumlu olan Veysel Şatıroğlu, Avşar boyunun Şatırlı ovasından gelmektedir. Tarihimizin en ünlü Türk halk ozanlarından birisi olan Veysel Şatıroğlu’nun bilinen lakabı ise, Aşık Veysel’dir.

        Aşık Veysel, 25 Ekim 1894 yılında dünyaya gelmiştir. Annesinin adı Gülizar, babasının adı ise Ahmet’tir. Ayrıca babasının lakabı ise ‘’Karaca’’dır. Babasının mesleği ise çiftçiliktir. Veysel 7 yaşına geldiğinde bölgede çiçek hastalığı hızla yayılmaya başladı ve bu yüzden iki kız kardeşini kaybetti. Yine çiçek hastalığı Veysel 7 yaşındayken iki gözünü de elinden aldı. Aşık Veysel, aşağıdaki dizelerinde çiçek hastalığına yakalanmasını ve hissettiklerini anlatmıştır.

Aşık Veysel Türküleri


        Çiçeğe yatmadan evvel anam güzel bir entari dikmişti. Onu giyerek beni çok seven Muhsine kadına göstermeye gitmiştim. Beni sevdi. O gün çamurlu bir gündü, eve dönerken ayağım kayarak düştüm. Bir daha kalkamadım. Çiçeğe yakalanmıştım… Çiçek zorlu geldi. Sol gözüme çiçek beyi çıktı. Sağ gözüme de, solun zorundan olacak, perde indi. O gün bugündür dünya başıma zindan.

        İki gözünü de çiçek hastalığı yüzünden kaybettikten sonra Veysel’in babası oyalanması için kendisine bir bağlama aldı. İlk başlarda ünlü ozanların türkülerini söyleyen Aşık Veysel, 1930 yılında Ahmet Kutsi Tecer’in düzenlediği şairler gecesinde kendini göstermeyi başardı. Ahmet Kutsi Bey’in yaptığı destekler sayesinde Aşık Veysel adını ülkenin dört bir yanında duyurmayı başardı.

Aşık Veysel Nereli


        Aşık Veysel Sivas Şarkışla doğumludur.

        1965 yılında özel kanun ile maaş bağlanan Aşık Veysel, ülkemizdeki Aşık geleneğinin son ve en büyük temsilcilerinden birisidir. Ayrıca yine bir dönem ülkeyi dolaşarak köy enstitülerinde saz dersleri de vermiştir.

        Eserlerinde genelde yalın bir Türkçe kullanan Aşık Veysel’in eserlerinde yaşama sevinci ve hüzün, umutsuzluk ve iyimserlik bir arada bulunmaktadır. Eserlerinde gündelik olaylardan, devlet işlerinden ve siyasetten de bahseden Aşık Veysel’in eserleri genel olarak doğa, aşk, hasret ve din içermektedir. Aşık Veysel adına her yıl Sivas’ın Şarkışla ilçesinde şenlikler düzenlenmektedir.

        Devlet Opera ve Balesi tarafından Kasım 2014’te Aşık Veysel’in 41. yıldönümü anısına onun eserlerinden derlenerek hazırlanan ‘’Dostlar Beni Hatırlasın’’ adında tek perdelik bir dans tiyatrosu oyuna koyulmuştur. Oyunun hazırlıkları bittikten sonra, Aşık Veysel’in kızı ve torunları tiyatroya onur konuğu olarak davet edilmiştir. azot döngüsü

aşık veyselin hayatı hakkında yorum yaparsanız seviniriz.

1 YORUM

  1. Beni en hüzünlendiren hikaye Aşık Veysel’in karısıyla olan hikayesidir. Bu hikaye bundan 3-4 sene önce Aşık Veysel’in torunu tarafından paylaşılmıştı.

    Aşık veysel köyün en güzel kızıyla evlendiriliyor. Gel zaman git zaman bu güzeller güzeli kadın hizmetçiye aşık oluyor ve kaçmak istiyor. Her ne kadar Aşık Veysel’in gözlerinde perde olmasına ve ama olmasına rağmen gönlü hepimizden çok gören bu adam karısının kaçacağını anlıyor ama karısına engel olmuyor.

    İki aşık (Esma-Hüseyin) kaçak Samsun tarafında öyle bitkin öyle açlar ki ceplerinde para da yok Aşık Veysel’in eşi esma eşyalarını karıştırırken çorabın içinde bir tomar para buluyor…

    Esma hanım Aşık Veysel’e yetim bir çocuk bırakıp gidiyor.

    GENÇ YAŞIMDA FELEK VURDU BAŞIMA vurdu adlı şiirinin 5’inci mısrasında şu mısralar ile kalbinden dökülenler ortaya çıkmıştır:

    “Bir vefasız zalım yâre bağlandım,
    Tarih üçyüzotuzbeşte evlendim.
    Sekiz sene bir arada eğlendim,
    Zalım kâfir yetim koydu kuzumu.”

    Evet böyle büyük bir ozan olabilmek için acı çekmek gerektiyse, Allah Aşık Veysel’e o acıyı nasip etmiş ki bugün bile “Aşık Veysel aşkı” ile aşklanmak vaktidir.

CEVAP VER